Kış Gibi Kış- Luleå Tekniska Universitet/İsveç

Undefined
Country: 
Sweden

Merhaba arkadaşlar,

Sizlere olabildiğince kısa bir şekilde Luleå'yu seçmemin neden hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biri olduğunu anlatacağım. 

Nerden çıktı bu Luleå?

Aslında hiçbir yerden çıkmadı. Freelerim bittiği için Area alayım diye düşünüyordum. Dil konusunda ise işte yok Almanca belgesi lazımmış aman İngilizce ders bulamadım gibi dertlere hiç bulaşmamak için İsveç olsun temiz olsun dedim (Halkın %99'u anadilleri gibi İngilizce konuşuyor, İngilizce eğitim veren epeyce ders var). Ha Avrupa dışı yerler de olabilirdi ama hibe konusunu göz önüne alınca o seçeneği sildim. Başladım en çok area dersi olandan en az olana doğru sıralamaya. Luleå da 2. sıraya denk geldi. Peki ben bunları düşünürken haritaya hiç baktım mı? Tabii ki hayır.

Nerede bu Luleå?

Nedendir bilinmez tercihlerimin arasından Luleå'nun çıktığı öğrendikten sonra bile oturup da Google Maps'ten bakmadım nerede bu şehir diye. Taaa ki Mart ayında Estonya'ya gidip donana kadar. Dedim burası böyleyse orası nasıl? Sahi nerde ki bu şehir tam olarak?  Açtım baktım ve Luleå adlı bu küçük İsveç şehrinin Kuzey Kutup Dairesinin hemen altında konumlanmış olduğunu gördüm. Aslında sevinmedim desem yalan olur. Hem hibe alacaktım hem de klasik Avrupa ülkesi çizgisinden çıkmış bir tecrübe edinecektim. Daha nolsun : D

İlk izlenimler

İlk izlenimlerime başlamadan ulaşım hakkında da küçük bir tavsiye vereyim. Luleå'ya direkt uçuş hiçbir yerden yok. İlle de Stockholm'den (çok nadirenden de Gothenburg'dan) aktarma yapmanız gerekiyor. Ve ucuz değil. Ben de en ucuzu olsun dedim aldım 8 saat Stockholm aktarmalı bileti. Gece 12'de Stockholm Arlanda havaalanındaydım (Bu arada Luleå aktarmalarında Arlanda'da bavullarınızı almanız gerekiyor). Dedim bir gece havaalanında kalırım neticede koskoca başkent havaalanı illa ki dolu olur. Ama olmadı. Bizim uçağın inişinden sonra dükkanı kapatıp herkes gitti. Koskoca yerde tüm gece tek başıma takıldım. Bavul arabalarıyla kaymacalar, ses yankılatmalar vb vb. Ama korkutucu yanı da vardı cidden. Bu yüzden aktarma saatlerine dikkat edin. 

Neyse 15 Ocak sabah saat 9’da Luleå'ya vardım. İlk izlenimim: her şey beyaz. Yer beyaz, gök beyaz, yollar alabildiğine buz. Ha bir de şunu öğrendim. İsveç sınırlarına girene kadar Luleå benim için Lulea’ydı. Stockholmde birkaç kez düzeltildikten sonra anladım ki Luleo’ymuş.

Luleå Teksniska Universitet ESN-Buddy

Öncelikle LTU’nun “international office”i cidden çok ilgili. Bilmeniz gereken her türlü bilgiyi size veriyorlar. Her türlü yardımda bulunuyorlar. ESN’i de bir o kadar aktif. Uçaktan indiğinizde sizi ESN’den birileri karşılıyor. Bavulunuzu arabaya attığınız gibi gidiyorsunuz okula. Orda size telefon hattıdır, oryantasyon programıdır,yurt anahtarınızdır, lazım olabilecek telefon numaralarıdır, haritalardır herbir şeyi veriyorlar/anlatıyorlar. Ardından aynı eleman sizi yurtlarınıza götürüyor. Bu sırada görebildiğiniz tek şey beyaz, hissettiğiniz tek şey soğuk.
Not. Kesinlikle gitmeden önce Buddy istek formunu doldurun çok yardımcı oluyorlar + epey eğlenceliler.

Yurtlar

Burada tüm öğrenciler Lulebo’nun sağladığı yurtlarda kalıyor. Çeşit çeşit bir sürü yurt tipleri var. Benim tavsiyem kendimin de kaldığı Vaderleden binaları. Binayı açıklayayım biraz. 5 katlı bir apartman düşünün her katta 2 ana kapı var. Bir tanesinden içeriye girdiğinizi düşünün şimdi de sizi şirin bir mutfak ve oturma odası karşılıyor ardından bir koridor var ve bu koridorda 5 farklı kapı var. Her bir kapı bir öğrencinin kendi odası. Odanın içi epeyce geniş; çalışma masasıdır, kıyafet dolabıdır, kitap koymalık dolaptır her şey var. Ayrıca banyonuz, tuvaletiniz de size özel. Tek eksik yorgan, yastık, çarşaf falan. Bunları kendiniz götürmek zorundasınız. Ama malum o kadar eşyanın yanında kocaman yorgan götürmek falan zor. O yüzden şu küçük battaniyelerden götürün bence, hiç olmadı hani uzun uçuşlarda battaniye dağıtıyorlar ya küçük bir şey işte ondan alın yanınıza. Çünkü battaniyesiz odada donabilirsiniz ilk gece. Sabancı'nın cayır cayır yanan yurt odalarının ardından orası cidden soğuk geliyor. Sizi ilk hafta oryantasyonda outlete götürüyorlar bu ihtiyaçlarınızı giderebilin diye o yüzden ilk geceleri kurtarın yeter. Onun dışında mutfakta her türlü mutfak gereci var. Eğer çok spesifik bir şeye ihtiyacınız olursa komşularınızdan alabilirsiniz. Vaderleden’in hemen yanında Coop adlı bir market var haftanın her günü akşam saat 10’a kadar açık. Yurtlar okula yakın yürüyerek 20 dk sürüyor. İsterseniz rahatlıkla 2. el bisiklet de alabilirsiniz (Çok kar yağdığında sürmek imkansız. Buzlarda da sürüp bisiklet tecrübenizi arttırmak isteyebilirsiniz).

Okul-Dersler

Okulun kendisi binalarının dağılımı açısından bizim okula benziyor epeyce. Kütüphanesi çok güzel, çok geniş. Şöyle bir durum var yalnız kütüphanede bağrış çağrış konuşabiliyorsunuz. Yemekhanesi cidden 10 numara. Bir sürü seçeneğiniz var (Vejeteryansanız İsveç sizin için en doğru ülkelerden biri, hiçbir yerinde aç kalmazsınız). Kendiniz istediğiniz kadar tepeleme doldurabiliyorsunuz. Yemekhane dışında da seçenekleriniz var kampüs içinde/yakınında. Labaratuvarları çok güzel. İhtiyaçlarınızı karşılayacak her türlü birim/oda var okulda. Ders arasında kestirmeniz için yataklı odalar bile var. Hocalarla iletişiminiz çok kolay ve samimi. Eşitlik ilkesini hayatlarının her alanında uyguladıkları için hocanızla kouşurken “nick name”i ile seslenebiliyorsunuz. Derslerine gelince inanın çok rahat. Hele ki bizim okulla kıyaslayınca. Çünkü amaç öğrencilerin cidden bir şeyleri öğrenmesi, dersten kalması-geçmesi değil. Mesela bir projeniz var raporu hocanıza veriyorsunuz hata mı var hocanız hatanızın nerde olduğunu açıklıyor ve siz raporunuzu tamamen düzeltene kadar size zaman tanıyor,yardım ediyor. Olabildiğine anlayışlılar. Bu arada unutmadan bir dönem 2 “quarter”dan oluşuyor. Diyelim bir dönemde 4 ders aldınız ve 2’si ilk quarterda geri kalanı diğer quarterda, ilk quarter bittiğinde o iki dersinizin finaline falan girmiş her şeyi bitirmiş oluyorsunuz. Midterm denen bir şey yok çoğu derste. Bazılarının finali bile yok sadece proje yapıyorsunuz. Ders saatleri haftalık değişiyor. Sınavlar genellikle 5-6 saat ama içeriği cidden max 2 saatlik. Yani dersleri azıcık takip etseniz, projeniz varsa onu yapsanız rahat rahat geçiyorsunuz dersi (Ayrıca orda aldığınız notlar bizim notlara daha yüksek olarak çevriliyor.)

Bu arada unutmadan dönemin ilk iki haftası exchange öğrenciler için İsveççe dersi oluyor. Sonunda da sınava giriyorsunuz. Cidden kolay. Add/drop döneminde “learning agreements”a ekleyip ortalamanızı yükseltebilirsiniz.

İsveçliler

Sanılanın aksine kesinlikle soğuk insanlar değiller. Sadece utangaçlar. Size alışmaları için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Bir de genellikle ilk adımı sizden bekliyorlar. Onun dışında çok kibarlar, yardımcılar, eğlenceliler, rahatlar.

Şehir Merkezi ve Ulaşım 

Şehir bir kere küçük bir şehir. Yani şehir merkezinde çok bir şey (hatta hiçbir şey) yok. Bir kaç alış-veriş mekanı ve café var. Dışarıda yemek yemenizi kesinlikle önermiyorum. İnanılmaz pahalı. Sadece “Max”ı önerebilirim. Giderseniz görürsünüz İsveç’te McDonalds çok tutulmuyor. Bunun sebebi Max. İsveç markası kendisi. İsveç’in her yerinde var. McDonaldsla fiyatları aşağı yukarı aynı. Ama cidden çok başarılı. Şimdi abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz ama eğer bir gün denerseniz anlarsınız ne demek istediğimi. Ayrıca üniversite öğrencilerine menüler indirimli. Neyse, öğrenciler/gençler genellikle okulun kendi gece kulübü “STUK”ta veya şehir merkezinde bulunan “AllStar”da takılıyor. Parti konusunda ESN epey yaratıcı. Her Cuma/Ctesi de yurtlarda değişik pre/partyler düzenleniyor. Buzlar eriyip hava biraz daha az soğuk olunca teknelerde de çeşitli aktiviteler oluyor.

Şehir merkezinin denize kıyısı var. Ve bu deniz bildiğiniz Mayıs ayına kadar donmuş bir halde. Üzerinde istediğinizi yapabilirsiniz ama buna “Yapılabilecek Aktiviteler”de değineceğim. Şehir merkezinde ayrıca güzel büyük bir kütüphane var. Unutmadan her yerde orman, şirin müstakil kırmızı evler ve donmuş göller göreceksiniz.

Ulaşıma gelince ulaşım da rahat. Her yer birbirine çok yakın. Kışın donabilirsiniz ama ama Mayıs’ta özellikle istediğiniz her yere bisikletle gidebilirsiniz. Otobüsle ulaşım her yere max 25 dk (havaalanı dahil).

Mevsim

Ben işte Ocak ortasında gidip Haziran ortasında döndüm ve 1 sıcak gün görmedim. Güneşi adam gibi anca Mart’ın sonlarında görebiliyorsunuz. Mart’a kadar günler acayip kısa. Saat 3’te (bildiğiniz öğlen 3’te) hava kararıyor ve sabah 10 gibi anca aydınlanıyor. Yani sabah 8.15 dersine giderken bildiğiniz zifiri karanlıkta yürüyeceksiniz. Aynı şekilde akşam(!) 15.30’da dönerken de.

Bunun dışında yanınıza kesinlikle ama kesinlikle termal içlik, kar botu, kalın çorap, eldiven, şapka, atkı, hatta kar maskesi, nemlendirici krem falan alın. Varsa kayak kıyafetinizi götürün. Hele ki kış sporlarıyla ilgiliyseniz aylarca işinize yarar. Uzun sözün kısası -25C’leri görüyorsunuz. 5-10 dk sabit durduğunuzda kar botları içindeki ayaklarınız hissizleşiyor o derece. Sıkı olun yani.

Peki Nisan ve sonrası nasıl? Hava yine soğuk ama siz beterini görüdüğünüz için t-shirte bile geçiyorsunuz. Ama asıl olay günlerin uzaması. Mayıs sonlarında artık hiç gece görmüyorsunuz. Bir gram bile hava kararmıyor. İlginç bir deneyim yani.

Aktiviteler

Şimdi aklınızdan ne yapılabilir böyle değişik bir yerde diye geçiriyor olabilirsiniz. Ama inanın yapacak çok şey var.

Donmuş denizin (ice road) üzerinde yürüyüş/puz pateni

(Boyunuz kadar) karlı ormanlar arasında barbekü

KUZEY IŞIKLARI (özellikle Mart ayında)

Kayak (Kampüsün ortasına bile pist kuruyorlar)

Cross-Country Skiing

Buzda balık tutma

Iglo yapma-Igloda kalma

Haskilerin çektiği kızakla yolculuk

 Buzlar eridiğinde kano

Okulun exchange buz hokeyi takımına katılma

Karların içinde sauna(saunada pişip çıkıp karların ortasına atlamak İsveçlilerce sıkça yapılan bir aktivite-tavsiye ederim)

Moose denilen ren geyiğinin daha iricesi hayvanlarla iç içe olmak

Havanın kararmadağı günlerde mid-night barbekü

 ESN’in düzenlediği onlarca aktivite

BUGG dance

Böyle böyle uzar bu liste.

Yapılması-Gidilmesi-Katılınılması Gerekenler/Tavsiyeler

Semla adlı ekmek ve kremadan oluşan bir tatlıları var, denenebilir.

 Surströmming deneyimi (Bildiğiniz balıktan turşu yapmışlar. Çok korkunç kokuyor, kapalı mekanlarda açılması yasak. Bahçede suyun altında açarak küçük bir parçayı bol ekmekle deneyebilirsiniz. –Youtubedan bakabilirsiniz)

Swedish Sandwich Cake

 Buz hokeyi takımına katılmak (buz pateni yapıyorsanız-tecrübe gerekmiyor)

Kuzey ışıklarını izlemek tabii ki

Kiruna’ya gitmek ve buzdan oteli görmek (Ice Hotel)

Abisko National Park

Jokkmokk pazarına gitmek

 Moose farm ziyareti

 Haskili kızak deneyimi

Leğenle tepelerden kaymak

Kayak ve cross-country skiing

Polar Circle tabelasını görmek

Buzda balık tutmak

 “Ice road”da buz pateni

Gammelstaden (Unesco'nun koruduğu şirin bir İsveç köyü-Luleå'ya çok yakın)

Kesinlikle ne olursa olsun “Snow & Ice” dersini almak (iglo yapma ve içinde kalma tecrübesi)

Narvik ve Lofoten ziyaretleri (Norveç)

Noel Baba ziyareti (Rovaniemi- Finlandiya). Ben gitmedim turist tuzağı diyor bazı arkadaşlarım.

ESN’in düzenlediği St.Petersburg gezisi (efsane)

Ben güneyde sadece Danimarka’ya ve Stockholm’e gittim. Tavsiye ederim.

Şimdilik ana şeyler bunlar. Ben gittiğime hiç pişman olmadım. Eğer sizinde kafanızda değişik bir dönem geçirmek varsa pişman olmazsınız.

Birkaç da resim koyup sonlandırayım. Sormak istediklerinizi mail yoluyla sorabilirsiniz :)

(Iglo Yapma Aşaması)

 

(Kuzey Işıkları)

Kuzey Işıkları

(Moose)

(Narvik)

(Ice Road)

(Haski)

(Snow&Ice Ekibi)

(Ice Hotel'de bir oda)

(Jokkmokk)

Not. Resimler arkadaşlarımın çektiği resimler (Pierre & Dominika). Benimkileri daha bilgisayara atamadım. : )