Değişime Katılmış Öğrenciler Ne Diyor ?

SU GETS MOBILE: One of  the best things they have ever done !

Click here to see all of them: http://iro.sabanciuniv.edu/en/blog-list-outgoing?field_country_value=All

Elif Ergin- Burgundy School of Business- Fransa, Barış Eray Sunat- University of Turku - Finlandiya, İbrahim Tevfik Karatop- University of Exeter- İngiltere, Ceren Oğuz- Lulea Technical University- İsveç, Barbaros Gökdemir- University of Art and Design Helsinki- Finlandiya, Övgü Ceren Güngör- Univerza v Mariboru - Slovenya , Görkem Güneş- Singapore Management University, Davut Can Hesapçı- Budapest University Technology&Economics- Macaristan, Reyhan Doğan- Aalto University School of Economics- Finlandiya

burgundy school of economics

Elif Ergin
Burgundy School of Business / Fransa 2010-11 Güz Dönemi

Dönüp arkama baktığımda üniversite hayatımdaki en güzel dönemi Burgundy School of Business’da (ESC)  yaşamış olduğumu söylesem kurduğum güzel arkadaşlıkları, edindiğim değişik deneyimleri, aldığım farklı derslerle eğitime bakış açımdaki gelişmeleri, farklı bir ülkede yaşamanın sağladığı kişisel ilerlemeleri en güzel şekilde özetlemiş olurum. Fransa gibi bir ülkede yaşamak Avrupa’nın bütün olanaklarından en iyi şekilde faydalanmama neden oldu. Burgundy School of Business’ın Fransa’daki en başarılı Grand de Ecole’ler arasında yer alması her yönetim öğrencisi gibi beni de çok etkiledi. Okul öğrencilerinin büyük bölümünün Erasmus öğrencisi olması ve diğerlerinin de Fransa’nın birçok yerinden gelip Dijon’u seçmesi benim gibi Erasmus öğrencilerinin yabancılık çekmeden okula kolayca adapte olmasını sağlamış ve 4-5 ay gibi bir süre için dünyanın her yanından gelen öğrencilerle yaşama imkanı sunmuştur.  Şu an gitmeden önce yaşadığım endişelerin Dijon’a varınca anlamsız olduğunu görüyor ve bu okulu seçmenin mutluluğunu yaşıyorum. Erasmus öğrencisi olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Bütün herkesin Erasmus deneyimini yaşamasını isterim.

 

Gülnur Durak

Universita degli Studi di Milano- 2010-11 Bahar dönemi

"Okuduğum bölümden bambaşka bir bölümde, 2. yabancı dilim bile olmayan bir dilde, aşina olduğum eğitim sisteminden çok farklı bir sistemde 5 ay okuma fırsatı yakaladım. En önemlisi, bütün bu farklılıklara adapte olabildiğimi ve bu şartlarda da bir şeyler başarabildiğimi gördüm. Bütün bunların insana kattığı özgüven paha biçilemez."

Turku University- Finland 

Barış Eray Sunat
University of Turku / Finlandiya  2009-10 Güz Dönemi

Erasmus programı, Avrupa’nın her yerinde aşağı yukarı aynı niteliklere sahip.  Tahmin edileceği gibi; yeni arkadaşlar, geziler, eğlenceler vs.  O nedenle ben, Erasmus programından ziyade; yaşadıklarımı Finlandiya ve Turku Üniversitesi özelinde değerlendireceğim.
Öncelikle öğrenciler için düzenlenen “oturma iznine” başvurmanız gerekiyor.  Oturma izni verme yetkisi yalnızca elçiliğe ait.  Bu nedenle Ankara’ya gitmeniz gerekli.  Çalışanların, şimdiye kadar gördüğüm en yardımcı, en kibar elçilik personeli olduğunu belirtmek isterim.  Telefonda sorduğunuz tüm sorulara da sabırla cevap veriyorlar.  Finlandiya göçmenlik bürosu, oturma izni başvurularında öğrencilere öncelik veriyor, izniniz beklenmeyen bir aksaklık olmazsa en geç 40 günde çıkıyor ki bu çok iyi bir süre.Turku Üniversitesi’ne  SU’nun sizi seçtiğini gösteren belgeleri gönderdikten kısa bir süre sonra, “konaklama” ile ilgili önemli bir mail alacaksınız.  Burada sizden birtakım tercihler yapmanız beklenecek, sonunda sizi seçtiğiniz yerlerden birine yerleştirecekler.  Şimdi bu konuyu açmakta yarar var..!  Okulun kendine ait bir yurdu yok.  Bunun yerine kentin farklı semtlerinde, yalnızca öğrencilerin ikametine açık bir takım daireler var.  Size gönderilen web sayfasında, sadece evlerin bulunduğu semtleri değil, kira ücretlerini, evlerin donanımını ve maksimum kişi sayısını da seçebiliyorsunuz.  Her durumda yalnız size ait, kapısını kapattığınızda bilimum özgür hareket alanı ihtiva eden bir odanız olacak.  Gerisini siz belirliyorsunuz.Yazının tamamına erişmek için tıklayınız.

university of exeter

İbrahim Tevfik Karatop
University of Exeter / İngiltere 2010-11 Güz Dönemi

İngiltere’ye Erasmus mu Olur? Master eğitimimin 2. senesinde Erasmus’a gitmeye karar verdiğimde insanların bana ilk sorduğu soru buydu, Sabancı Üniversitesi’nin İngiltere’deki okullarla Erasmus anlaşması mı var? Evet, Sabancı Üniversitesi’nin İngiltere’nin en iyi 9. üniversitesi olan University of Exeter’le Erasmus anlaşması var. Özellikle üniversite içerisinde yer alan Institute of Arab and Islamic Studies ülkenin en iyi ikinci Ortadoğu Araştırmaları bölümü.
İngiltere’nin en güzel kampüsü seçilen University of Exeter’de, Sabancı’dan gelen öğrenciler büyük bir heyecanla karşılanıyor. Önceden giden Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin bu üniversitede çok iyi bir izlenim bıraktıkları aşikar. Zaten, yapılan araştırmalarda üniversite, öğrencinin memnuniyetinin en yüksek olduğu üniversitelerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle, yabancı öğrencilerin alışma sürecinde 1 hafta boyunca süren ‘Hoşgeldin' etkinlikleri hem şehre hem de üniversiteye alışmanızı kolaylaştırıyor. Uluslararası öğrenciler için kurulmuş kulüpler de Exeter’deki yabancı öğrencilerin sosyalleşmesi için çok güzel olanaklar sunuyor. Exeter’in bir öğrenci şehri olması nedeniyle, özellikle öğrencilerin yönlendirdiği canlı bir eğlence hayatı var.
Üniversitenin Exeter şehrinin içinde kurulmuş 2 kampüsü bulunuyor. Streatham Kampüsü şehir merkezine yakın olması ve tarihi binalardan oluşması yönüyle çok avantajlı bir kampüs. Özellikle Exeter’in yeşillikler içinde, sessiz ve sakin bir şehir olması üniversitenin çalışmak için ideal bir yer haline gelmesini sağlıyor. Elbette yalnızca ders çalışmak için gidilebilecek bir yer değil Exeter. Erasmus denildiği zaman akla ilk gelen şeyler gezmek ve eğlenmek. Yine bu noktalarda da Exeter çok ideal bir yer. Trenle Londra’ya 2 saat uzaklıktaki Exeter, yine Bristol’a olan yakınlığı ile eğlenmek isteyenler için çok farklı seçenekler sunuyor. Devon bölgesinde yer alan Exeter, Darthmout, Dartmoor gibi doğasıyla ünlü bölgelere yakın olması nedeniyle de özellikle doğa sporlarını seven kişilere büyük imkânlar sunuyor. Yine Exeter’e çok yakın olan Cornwall bölgesinde de sörfçülük çok ilgi gören bir spor dalı.
Exeter’de geçirdiğim 4 ayın hayatımın en güzel dönemlerinden biri olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Sabancı Uluslararası İlişkiler ofisinin gitmeden önce ve sonrasında sağladığı tam destek, tüm sürecin kolay geçmesini sağladı. Bu dönemde, ömrüm boyunca sürdüreceğim birçok arkadaşlık kurdum, yeni bir mekanda yeni insanların deneyimlerini paylaşmanın keyfini yaşadım. Bugün yine bir imkanım olsa, Erasmus yapmayı ister ve University of Exeter’i tercih ederim. (ibrahimtevfik@sabanciuniv.edu)

 

lulea ceren  

Ceren Oğuz
Lulea Teknik Üniversitesi /İsveç 2010-2011 Güz Dönemi
Gitmeden önce bölgenin ikliminden dolayı oldukça tereddüt etmiş olmama rağmen, hayatım boyunca tekrarını yaşamayacağımı düşündüğüm bir deneyim olduğu için Lulea'da değişim programı sürecini keyifle tamamladım. İsveç'in kuzeyinde bulunan bu bölge ile ilgili tercih aşamasında araştırma yaptığımda kış döneminin uzun, soğuk ve karanlık geçtiğini gördüm. Son anda vazgeçmeyi bile düşünüyorken şimdi iyiki gitmişim diyorum. Ağustos, eylül ve ekim ayları çok soğuk olmamakla birlikte serin geçiyor, kasımda sıcaklık sıfırın altına düşmeye yüz tutunca yılın ilk karını görüyorsunuz ve nisana kadar şehir kar altında kalıyor, sıcaklığın -25'lere ulaştığı durumlarla karşılaşıyorsunuz.
Tüm bu soğuk havaya ve sert iklime rağmen İsveç insanının sıcaklığı karşısında şaşırılabilir. Asla sizi yadırgamamaları, her anlamda yardımcı olmaya çalışmaları ve 7'den 70'e konuştukları akıcı İngilizce'leri sayesinde insan kendini kolaylıkla adapte olmuş hissediyor.
Lulea'nın özelliği bir bakıma küçük bir öğrenci şehri olması. Bölgede yaşayan insanların çoğu Lulea Üniversite'sinin kalabalık öğrenci grubuna dahil. Okulun en güzel özelliklerinden biri değişim programı öğrencilerini 2 haftalık oryantasyon süreci boyunca devam eden birbirinden eğlenceli aktivitelerle karşılamaları ve yabancılık hissini daha ilk günden ortadan kaldırmaları. Barbekü partileri, keyifli grup oyunları, gece eğlenceleri ve geziler sayesinde ilk haftadan bir çok yabancı öğrenciyle tanışmaya ve şehri tanımaya olanak sağlayan okul, 'Phösare' isimli görevli öğrenciler aracılığıyla değişim öğrencileriyle iletişimi başarılı bir şekilde sağlıyor. Ders içerikleri ve sorumlulukları alıştığım düzene göre kısmen daha kolay ve rahat. Sınavı olan bir dersin ödevi, ödevi olanın da sınavı olmuyor. Böylece rahatlıkla derslere yetişip, boş günleri değerlendirme imkanı bulunabiliyor.
Şehir çok büyük olmadığı için gezilecek yerler birkaç gün içinde bitebilir, fakat uzun süre kar olması kış sporları için oldukça elverişli. Okula ya da yurtlara 10 dakikalık yürüme mesafeli uzaklıklarda kayak ya da snowboard yapmak için uygun yerler bulmak mümkün. Bölgenin yabancı öğrenciler tarafından tercih edilmesinin en büyük sebeplerinden biri bu. Aralık ayında donmuş olan göl üzerinde yürümek değişik bir tecrübe olabilir, buz pateni yapmak da belli bir dönem içinde mümkün.
Varış tarihi bildirildiğinde okul görevlisi havaalanından öğrenciyi alarak yerleşmesine yardımcı oluyor. İlk günden şehirdeki alışveriş merkezleri, ihtiyaç duyulan yerler ve ulaşım hakkında bilgi alınabiliyor. Okulun sağladığı otobüs kartı ile indirimli ulaşım imkanı elde edilebiliyor, aynı şekilde ilk günden İsveç içinde kullanılabilen ve yurtdışına açık telefon hattı veriliyor. Yiyecek fiyatları Türkiye'de olduğundan bir nebze pahalı.
Olumsuz olarak görülebilecek özelliği şehrin bir çok merkezi bölgeden uzakta olması. Stockholm'e trenle gitmek 12 saati bulduğu için uçak tercih ediliyor. Bu da değişim süreci boyunca boş vakitlerini diğer ülkeleri ve şehirleri ziyaret ederek değerlendirmek isteyen öğrenciler için pahalıya malolmasına sebep oluyor.
İnsanın yaşamı boyunca ender olarak tadacağı deneyimlerden olarak gördüğüm için Lulea'ya gitmiş olmaktan mutluyum. Farklı bir kültürü yerinde görüp yaşamanın çok keyifli bir süreç olduğunu düşündüğümiçin herkese tavsiye ediyorum.(cerenoguz@su.sabanciuniv.edu)
helsinki II

Barbaros Gokdemir
University of Art and Design / Finlandiya, 2010-11 Güz Dönemi
Bu yazıda Finlandiya ya da Helsinki deneyimlerimden çok başıma gelen ilginç ve güzel anları açıklamaya çalışacağım. Amacım bu detayları kağıda dökerek değişim programının bütün avantajlarını ortaya koyabilmek.
Sanırım hemen hemen herkes gibi ben de değişim programının ilk günlerinde biraz zorlandım. Her şeyden önce konaklama problemi çok can sıkıcı olabiliyor. Helsinki muhtemelen konaklama konusunda gelişmiş bir şehir değil. Öğrenci kapasitesi düşük değil ama öğrencilerin konaklayabileceği yurt ya da oda sayısı çok az. Bununla ilgili çalışan tek kurum da herkese konaklama sağlayamıyor. Ama bir kere bu problemin üstesinden geldiniz mi Helsinki ile ilgili problemlerinizin çoğu bitmiş oluyor.
Eylül ayında konaklama problemimi hallettiğimde biraz umutsuzluğa kapılmıştım. Canım biraz sıkkındı. En iyisi dışarı çıkmak olmalı diye düşündüm bir Çarşamba akşamı. Okulun “Hoşgeldiniz” temalı partisine gittim. Bir kaç saat sonra Paris’ten gelen tiyatro öğrencisi Carine Ravaud ile tanıştım. Carine’de tıpkı benim gibi Helsinki’ye değişim programı ile gelmişti ve Sahne Tasarımı okumaktaydı. Bana ne yaptığımı sordu. Ben de sinema ile ilgilendiğimi ve filmler çeltiğimi söyledim. Bu sıralar müsait olup olmadığımı sordu. Ben de ona müsait olduğumu söyledim. Carine Paris’teyken hocası tarafından Helsinki’deki bir tiyatro grubuna dahil edilmişti. Bu grup Ingmar Bergman’ın “Scenes from a Marriage” oyununu sahneye koymak üzereydi. Carine’de bu oyunun sahne tasarımı ile ilgileniyordu, bana yönetmen Marcus Groth’un oyunda video yerleştirmeleri kullanmak istediğini söyledi. Bu fikir beni, çok heyecanlandırdı. Helsinki’ye gelmeden önce bir tiyatroda çalışacağımı hiç düşünemezdim.  Yazının tamamına erişmek için lütfen tıklayın. 

 

 

Mariboru

Övgü Ceren Güngör (ÜSM öğrencisi)

 

Univerza v Mariboru- Slovenia , 2009-2010 Bahar Dönemi

Aslında hep istediğim bir şeydi Erasmus’a gitmek. Slovenyayı seçmiş ve kabul almıştım. Vize prosedürlerinde yaşadığım sıkıntılar geride kaldığında ve artık günleri saymaya başladığımda çok farklı hissediyordum. Gerçekten hazır mıydım? Güzel geçecek miydi acaba? Beklediğimin çok üstündeydi Slovenya: Öğrenciye sunduğu yemek kuponu imkanı, ülke olarak fazla pahalı olmaması, insanların güleryüzlü ve yardımcı olması Slovenya’yı güzel hatırlamamın başlıca sebepleri.
Arkadaşlarımla araba kiralayıp İtalya, Sırbistan, Hırvatistan, Bosna Hersek ve Slovenya’yı gezmemiz Erasmus hayatımı eşsiz kıldı diyebilirim. Yeni yerler görmek, başka bir ülkede yaşamak çok farklı. Bunun bana kattığı sayısız özellik olduğunu düşünüyorum. Kendime olan güvenimi artıran, akademik yönden beni geliştiren, sosyal yönden inanılmaz faydaları olan süper bir deneyimdi.
İyi ki gitmişim ve bu güzel fırsatı değerlendirmişim diyorum...

 

Singapore

Görkem Güneş
Singapore Management University / Singapore 2010-11 Güz Dönemi

SİNGAPUR  DA  BİR UÇAK UZAĞINIZDA, YUNANİSTAN DA : MESAFELERDEN KORKMAYIN!
Değişim programı denildiği zaman ilk akla gelen Avrupa ve Erasmus Programı oluyor. Oysa ki üniversitemizin son yıllarda yaptığı başarılı ataklarla, değişim programı fırsatlarımız Avrupa dışına çıkarak  Uzakdoğulara kadar ulaştı. Ben de her değişim öğrencisi gibi ilk önce kendi içimde değişimi yaşamak amacıyla  bu kervana katıldım ve madem katıldım, kendimce  en ilginç, en farklı olanı yapayım diyerek Singapur’da 5 ay geçirdim. Bu 5 ay içerisinde sadece Singapur’da kalmayıp, fırsat bu fırsat diyerek Malezya, Çin, Vietnam ve bazı komşu ülkelere gezilerde bulundum.
Uzakdoğu’ya değişim programına gideceğim dediğim zaman; "Çok uzak değil mi? Nasıl yapacaksın?`` ve ‘’ Kültürel farklılıklardan korkmuyor musun?`` gibi güven aşılamaktan ziyade kaygı yaratan sorular alıyordum.  İtiraf etmeliyim ki Singapur uçağına binene kadar kaygım yoktu fakat o uçağa bindikten sonra ‘’ Ben ne yapıyorum Allah aşkına?`` sorusunu kendime sormadım değil.
İlk haftadan sonra Singapur’da muhteşem bir dönem geçireceğimi anladım. Bunu anlamamın en önemli sebebi; son derece yardımsever, eğitimli ve birbirine saygılı olan Singapur halkıydı. Bizim üniversitemizden o dönem için Singapur’a giden tek Türkiye vatandaşlığı taşıyan öğrenci olmama rağmen bu yardımsever insan topluluğu beni bir an bile yalnızlık içine sürüklemedi.
Neden mi Singapur?  İlk olarak şunu söyleyebilirim ki Singapur eğitim sistemi, dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden bir tanesidir.  Bence Singapur’daki dört üniversiteyi de dünyanın en kaliteli üniversiteleri arasinda sayabiliriz. Singapurlular ile sık sık temas içinde olabilir miyiz, nasıl anlaşırız gibi çekinceleriniz varsa  şunu hemen söylemeliyim ki çok sıcakkanlılar ve ana dillerinden biri İngilizce olduğundan dolayı iletişim probleminiz olmayacaktır. Bunun dışında Singapur tertemiz ve son derece gelişmiş bir ülkede yaşamanın hayalini kuranlar icin çok büyük bir fırsattır ve iddia ediyorum ki dünyanın en temiz ülkesidir (Sanırım istatistikler de bunu gösteriyor). Singapore Management University’e (SMU) gelirsek  değişim programı için ideal bir üniversite olan SMU, şehrin/ülkenin tam göbeğinde bulunuyor ve geçtiğimiz dönem tam olarak 430 değişim öğrencisi ağırladı. Değişik kıtalardan insan tanımak için SMU ideal bir yer. Bunun en somut göstergesi olarak şunu söyleyebilirim : 4 ay boyunca 3 Çinli ile yaşadım. En yakın arkadaşlarım Kanada, Norveç, Brezilya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerdendi ve son 1 ayda Perulu, Meksikalı ve Avustralyalı arkadaşlarla yaşadım. Kısacası; SMU’da değişim programındaysanız, dünyanın yarısında eviniz var diyebilirim.
Herşeyden önce ben inanıyorum ki Avrupa bu dünyanın geçmişini,Amerika bugününü, Asya (özellikle Uzakdoğu) ise geleceğini anlatmaktadır. Uzakdoğu ülkelerindeki parlayış bence şansla gelişen bir yükseliş değil. Çalışmak onlar için ibadet gibi. Bundan dolayıdır ki geleceği şekillendiren Asya olacaktır. Bugün TV’de ve internette Avrupa ve Amerika kültürünü görüyoruz ve onunla yaşıyoruz. Bu kültürler bizim için farklı değil. Ben inanıyorum ki asıl fark yaratan Asya kültürünü anlamaktır..
Alın size geleceği anlama ve kazanan olmak için büyük bir fırsat: Bu gemiyi kaçırmayın. Singapur ile ilgili benimle 7 gün 24 saat her konuda irtibata geçebilirsiniz. (gorkemgunes@su.sabanciuniv.edu)

budapest

Davut Can Hesapçı - Budapest University of Technology and Economics - Macaristan 2010-2011 Güz Dönemi
Erasmus yoğun ve yorucu geçen üniversite hayatınızda 4-5 ay gibi süre soluklanip, eğlenceli vakit geçirebileceğiniz ve bununla beraber gittiğiniz okulla da baglantili olarak akademik olarak size değişik ufuklar açabilecek bir program. Macaristan öncelikle cografi konumu bakımından Erasmus için ilgi çekici. Etrafındaki birçok ülkeye (Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Hırvatistan...) çok kısa zamanda ulaşabilirsiniz. Bununla beraber Budapeşte çok güzel ve eğlenceli bir sehir. Üniversite (BME), teknik üniversite olması bakımından sizi tatmin edecektir. Ayrıca çok sayıda İngilizce ders açılıyor olması da büyük bir avantaj. Erasmus programına katılmayı düşünen herkese Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi'ni öneririm.

helsinki

Reyhan Doğan
Aalto University School of Economics / Finlandiya 2010-2011 Güz Dönemi (Eski adıyla Helsinki University School of Economics)

Exchange programına dahil oldugunuz andan itibaren farklı konularda endişeleriniz mutlaka olacaktır.
Benim en büyük endişem ise Finlandiya’nın çok soguk bir ülke olmasıydı. Eğer güz döneminde Helsinki’ye gidecekseniz Kasım ayının son haftalarına kadar çok büyük bir sıkıntı yaşamazsınız. Kar Kasım ayının sonunda yağmaya başlıyor ve hava bazı günler gerçekten çok soguk olabiliyor ama dikkatli giyindiğiniz sürece havanın soğukluğu çok fazla sorun yaratmıyor. Giderken çok endişeli olmama rağmen, şimdi ise Helsikinki’nin iklimini görmenin çok değişik bir tecrübe oldugunu düşünüyorum. Mesela, havanın sabah 9’da aydınlanıp, öğlen 3’te kararmaya başlaması, -20 dereceye rağmen inatla dolaşmaya çalışmak; denizin, üzerinde yürünmeyi mümkün kılacak şekilde donmasını görmek her zaman ve her yerde tecrübe edilecek durumlar değil. Yazının tamamına erişmek için lütfen tıklayın.

English